www.ertugrul.jp : Japonya'da bir Osmanlı Gemisi

Ana Sayfa | DESTEKLEYENLER | HAKKIMIZDA | İLETİŞİM | 日本語 |

19 Ocak 2008 - Arkeolojik Kazılarda Konservasyonun Önemi


       Eser korumasında üzerine düşünülmesi gereken en önemli konulardan birisi de sualtı kazısının planlanmasıdır. Gemiler ve taşıdıkları yükler kara kazılarından farklı olarak çok iyi şekilde korunmuş olarak ele geçebilirler. Bu nedenle kazının başlangıcından itibaren arkeolog ve konservatörlerin sürekli bir ortak çalışma yürüterek buluntuların korunması adına işbirliği yapması büyük önem arz etmektedir. Nitekim sualtı arkeolojik kazılarının yapıldığı ilk yıllarda, batık ve yükü iyi korunmuş olarak ele geçirildiği halde; iyi bir planlama ve konservasyon yapılamadığı için su üzerine çıkarılan eserlerin uzun süre korunamayarak yok olduğu görülmüştür. Pek çok  arkeolog eserlerin sualtından yüzeye çıkarılması işleminin bir arkeoloğun yapması gereken bir iş olduğunu düşünür; ama yukarıda sözü edilen deneyimler bu uygulamalar sırasında bir konservatör gözetiminin kesinlikle gerekli olduğunu göstermiştir.  
      
   Arkeolojik buluntuların konservayonu arkeolojik çalışmaların temel bölümlerinden biri olarak ele alınmalıdır. Kendine özgü metodolojisi, aşamaları ve uygulayıcıları ile konservasyon, bu disiplinin bir uzmanlık alanıdır. Arkeolojik konservasyon ise kendi içinde iki ana başlığa ayrılır:
* Küçük objelerin yani taşınabilir kültür varlıkları
* Anıtlar/ Antik yerleşimlerin yani taşınmaz kültür varlıklarının konservasyonu
 
     Günümüzde bu iki alan birbirinden ayrı iki uzmanlık dalıdır. Konservatör çalışmanın başlangıç döneminde koruma ile ilgili gereksinimlerin saptanmasına ve projedeki önceliklerin belirlenmesine yardımcıdır. Tartışma ve planlama yardımıyla arkeoloğa buluntuların zarar görmeden çıkarılmaları, kaydedilmeleri ve tüm arkeolojik işlemden geçirilmelerini belirlemede ve bu aşamaları uygulamada yol gösterir. Daha sonra, buluntuların stabilizasyonu sağlandığında, konsevatör eserin satabil durumu bozulmaksızın incelenmesine, ele alınarak depolanmasına kadar olan tüm aşamalarında görev alır.  Ayrıca kazı alanında da görev alan konservatör, arkeolojik  buluntular üzerinde her gün yapılan işlerin büyük bir bölümünün sorumluluğunu taşır. Deneyimli bir konservatör, farklı buluntu durumlarına ve değişik malzeme türlerine uygun kaldırma ve taşıma teknikleri konusunda bilgi sahibidir.  
     Konservatörün belki de en önemli görevi, objelerin kazı sonucunda ortaya çıkan bozulmalarını yavaşlatmak ve durdurmaktır. Pek çok malzeme gömü ortamından çıkarıldığı zaman varlıklarını sürdürdükleri tüm zaman içinde olduğundan daha fazla bozulmaya açık hale gelir. Kazı sonucu oluşan ortam değişimi son derece yıpratıcı etkiler doğurabilir, geriye dönüşü olmayan tahribat  ise ancak doğru ve buluntuya uygun müdahale ile önlenebilir.