Hayır, dalgıçlarımızla birlikte dalışlara filan katılmadım. Bugün ekipçe Kuşimoto’nun akvaryumunu ziyaret ettik. Ben de böylece sualtına kısa bir yolculuk yapmış oldum. Aslında bizim kendi aramızda akvaryum diye adlandırdığımız bu mekanın İngilizce adı “Kushimoto Marine Park”. O yüzden akvaryum yerine deniz parkı demek daha doğru sanırım.
Kuşimoto Deniz Parkı’nın detaylarına geçmeden önce Japonya’daki deniz parkı kültüründen bahsedeyim. Japonya etrafı pek çok sualtı zenginliğine sahip sularla çevrili bir ülke olduğu için, ülkenin har yerinde bu tür parklara sıkça rastlamak mümkün. Ama son yıllarda insan etkisiyle denizlerin kirlenmesi ve sular altındaki doğal güzelliklerin zarara uğraması halkı oldukça rahatsız ediyor. Bu deniz parkları kurulurken balıklara ve diğer deniz canlılarına zarar verildiği düşüncesine kapılmayın sakın. Tüm canlılar doğal ortamında korunuyor. Japonya’da toplam 58 farklı deniz parkı bulunuyor. Hepsi de aynı amaca hizmet ediyor: çevrenin ve doğal güzelliklerin korunması ve eğitime ve turizme hizmet edecek görsel mekanlar yaratmak.
Kuşimoto Deniz Parkı ise Japonya’da kurulan ilk deniz parkı. Yoshino-Kumano Ulusal Park’ı ile birlikte 1970 yılında kurulan ve Sabiura kıyısında yer alan bu parkın bulunduğu nokta Honshu adasının en güney ucu oluyor. Kuroshio akıntıları sayesinde kıyı her zaman berrak ve su sıcaklığı tüm yıl boyunca ortalamanın üzerinde. Dünyanın kuzey bölgesi mercan kayalığı ekosistemini, mercan kayalıklarının yoğunlukta bulunduğu bu bölgede yaşayan organizmalar oluşturuyor.
Kuşimoto Deniz Parkı, ziyaretçilerini su altının eşsiz güzellikleri ile buluşturabilmek için pek çok farklı seçenek sunuyor. İsterseniz okyanusun içindeki sualtı kulesinin içinde etrafınızda dolaşan balıkları ve mercan kayalıklarını görebiliyor, isterseniz de aynı güzellikleri tabanı camdan yapılmış teknelerle yolculuk ederken seyredebiliyorsunuz. Ayrıca büyük cam akvaryumlarda birbirinden renkli ve çeşitli küçük balıkları, su yılanlarını, süngerleri, deniz yıldızlarını, ahtapotları ve daha bir çok sualtı canlısını yakından görme fırsatını buluyorsunuz. Deniz tünelinden geçerken de başınızın üstünde ve etrafınızda yüzen balıkları izleyebilirsiniz. Tüm bunların yanı sıra dalgıçlar için ekipman sağlayan Kuşimoto Dalış Parkı da deniz parkının bünyesinde hizmet veriyor.
Biz dalış kısmını deneyemedik maalesef. Zaten dalmak için Ertuğrul gibi büyük bir sebebimiz olduğu için herhalde… Cam tabanlı botlarda 20 dakikalık turlar şeklinde düzenlenen gezi deneyimini de yaşayamadık ama su gerçekten o kadar berraktı ki ne kadar değişik ve güzel bir tecrübe olacağını kestirebiliyor insan. Bu geziler özellikle mercan kayalıklarının güzelliğini seyredebilmek için yapılıyormuş.
İlk önce büyük akvaryum seklindeki odaları dolaştık. Birbirinden ilginç deniz canlılarını yakından gördük. Daha sonra deniz tüneli denilen bölüme geçtik. Burada köpek balıkları gibi büyük balıklar vardı. Suyun içinden geçen bu tünelde yürürken bir anda sivri dişli bir tanesini yanınızda yüzerken ya da gümüş gibi parlayan bir ton balığını başınızın üstünden geçerken görmeniz mümkün.
Tünelin bitimi parkın hediyelik eşya dükkanına açılıyordu. Denizaltı kulesine gitmek isteyen herkes bu dükkandan geçmek zorunda, akıllıca! Dükkandan geçip sahile çıkınca önünüzde upuzun bir iskele uzanıyor. İşte bu iskelenin sonunda da sualtı kulesi bulunuyor. İskele üzerinde birkaç fotoğraf çektikten sonra 5 metre derinliğe inen kulenin merdivenlerinden aşağıya indik. İçeride toplam 40 tane pencere vardı ve her birinden farklı bir manzaraya şahit oluyordunuz. Kiminden muazzam mercan kayalıklarını, kiminden minik mavi balık sürülerini kiminden ise sürüden ayrı tek başına dolaşan ve pullarında gökkuşağı renklerinin tümünü barındıran balıkları izledik. Aldığımız bilgilere göre şimdiye kadar bu pencerelerden seksen farklı türde balık gözlenebilmiş. Zaten bir ziyarette yirmiye yakın farklı tür görebiliyorsunuz.
Sualtı kulesinden çıktığımızda çocuklar gibi şendik ve gezimiz sona erdiğinde buraya tekrar gelmemiz gerektiği konusunda herkes hemfikirdi.
Bugün gündemime Ertuğrul’un yerine Kuşimoto Deniz Parkı’nı aldığım için umarım hayal kırıklığına uğrayanlar ya da sıkılanlar olmamıştır… Biraz değişiklik hem bize hem size iyi gelir diye düşündüm…
Merak etmeyin, Ertuğrul’a dair söyleyecek daha o kadar çok sözümüz var ki…
Sevgiler
Güneş