Bugün Ertuğrul Ekibi olarak Japonya’da görücüye çıktık. Nasıl olduğunu ve aldığımız tepkileri birazdan anlatacağım
Sabah kahvaltısı ve günlük toplantıların ardından ben ve Can basın toplantısının yapılacağı konferans salonunu hazırladık; posterlerimizi ve bayraklarımızı astık. Öğle yemeğinden sonra Ertuğrul Şehitliği’nde yapılacak tören için saat 12:30’da otelden ayrıldık. Tören alanında yirmiden fazla gazeteci, Kuşimato Belediye Başkanı Mustafa Bey (Matsubara-san) diğer belediye mensupları ve ekibimizin Japon dalgıçları bizi bekliyordu. Belediye başkanımıza proje ortağımız Yapı Kredi Emeklilik’in proje için özel olarak hazırlattığı Türkiye’den getirdiğimiz montu hediye ettikten sonra tören başladı.
Önde Matsubara-san ve proje başkanımız Tufan Turanlı ve onların arkasından bütün ekip anıta doğru yürüdük. Bir dakikalık saygı duruşunun ardından anıta çiçek koyduk. Daha sonra anıtın kapısı açıldı. İçeride duvarda yazan, şehitlerimize ait isimleri görünce tüylerim diken diken oldu… Tabii basın ordusu işin bu kısmından çok bizi çekmekle ilgileniyordu. Tufan Turanlı burada duygularını dile getiren bir konuşma yaptı ve anıtın kendisi ve Türkiye adına değerini vurgulayarak bir kez daha minnetlerini sundu.
Anıttaki törenin hemen ardından yürüme mesafesindeki Türk Müzesi’ni ziyaret ettik. Tabii basın yine peşimizdeydi. İçeride de birçok görüntü aldılar ve röportaj yaptılar. Daha sonra hepimiz müzedeki Kuşimoto Türk Müzesi Onur Defteri'ne bir şeyler yazdık. Elimin titremesini saklayamıyordum... Müzeden çıktıktan sonra hep birlikte otele doğru yola koyulduk çünkü 14:30’da basın toplantısı vardı. Törene gelen kalabalığı görünce basın toplantısındaki ilginin ne kadar büyük olabileceğini tahmin ettim ve tabii ki yanılmadım…
Törendekinden daha da kalabalık bir basın gurubu salonu doldurmuştu. Japonya’nın ve dünyanın önde gelen medya kuruluşlarından NHK televizyonu, Asahi Shimbun gazetesi ve daha birçokları dahil olmak üzere yirmi beş farklı basın grubu vardı.
Toplantı Tufan Turanlı’nın 3 Ocak’ta İstanbul’da yapılan ve Ertuğrul Gemisi’nin denizcilerinin yakınlarını buluşturan toplantıda yakınlar tarafından kendisine verilen plaketi Kuşimato halkı adına muhtarlarına vermesiyle başladı. Yine aynı toplantıda Yapı Kredi Emeklilik’in genel müdürü Dr. Giray Velioğlu’nun Kuşimato halkına kazada gösterdikleri yardımlardan ötürü gönderdiği teşekkür plaketi Kushimato Belediye Başkanı Matsubara-san’a verildi.
Daha sonra tahmin edeceğiniz rutinler yaşandı; ekip tanıtıldı, proje hakkında bilgi verildi. Fakat sonrası pek rutin değildi! Soru-cevap kısmına geçildiğinde basın mensuplarından gelen soruların ardı arkası kesilmedi. İnanın bir ara kendimi onlara ait bir gemiyi çıkarıyormuş gibi hissettim. O kadar ince ayrıntıları merak ediyorlardı ki. Bu ilgi hem gururumu okşadı hem de heyecanımı arttırdı. Omuzlarımdaki yükün biraz daha ağırlaştığını hissettim.
Günün en rahatlatıcı kısmı akşamki hamam sefasıydı. Berta’nın yoğun ısrarlarına dayanamadım ve gittik. Evet, burada da Japon usulü bir hamam var. Daha doğrusu bizim bildiğimiz termal su havuzu ama havuzun kenarında aynı bizim hamamdaki gibi (tabii duşları, oturma yerleri, şampuanları, saç kremleri ve vücut şampuanları ile çağa ayak uydurmuş şekliyle) yıkanacak yerler var. Bu termal havuzu ayrıcalıklı kılan şey ise dışarıdaki açık kısmı. 45 derece sudan çıkıp dışarı çıkıyorsunuz ve tekrar 45 derecelik suya giriyorsunuz. İçeridekinden tek farkı yıldızların altında olmanız… Üşüyen tek yeriniz ise burnunuz…
Bu sıcacık hamam sefasının üstüne güzel bir uyku çekmeyi planlıyorum.
Sevgiler
Güneş