www.ertugrul.jp : Japonya'da bir Osmanlı Gemisi

Ana Sayfa | DESTEKLEYENLER | HAKKIMIZDA | İLETİŞİM | 日本語 |

12 Ocak 2008 - Ertuğrul Araştırma Merkezi Yeniden Doğdu


Bugün kahvaltıda balık yedim, sanırım yavaş yavaş çevre koşullarına uyum sağlamaya başlıyorum. Bu gereksiz detayın ardından günün esas olayına geçeyim: Ertuğrul Araştırma Merkezi yeniden doğdu!

 

Nasıl mı? Dört bir koldan giriştiğimiz temizlik sayesinde tabii ki!  Osaka’ya indiğimiz zaman tren yolculuğunda bize yük olmasın diye kargo ile yolladığımız, içinde malzemelerin bulunduğu sekiz adet büyük kasa otele ulaştı. Kasaları Ali Bey (Ichiro-san) ile belediye tarafından gönderilen iki küçük kamyonete yükledikten sonra Oşima Adası’nın Kaşino Köyü’ndeki Ertuğrul Merkezi’ne gittik. Burası bildiğiniz gibi önceden bir ilkokulmuş. Okul kapatıldıktan sonra da bir odası toplantılarını yapmaları için Kaşino köyünün ihtiyar heyetine verilmiş. Heyetin toplantı yaptığı oda dışında diğerlerine ise senelerdir dokunulmamış. Bu durumda iş başa düştü ve Ertuğrul ekibi olarak konservasyon laboratuarını, atölyeyi ve montaj odasını hazırlamak için büyük bir temizlik seferberliği başlattık.

 

Fatma aydınlık ve lavabolu bir odayı konservasyon laboratuarı yapmaya karar verdi. Ben ve Berta da ona temizlik için yardım ettik. Öncelikle elektrik süpürgesiyle kaba tozları temizledik. Teknolojinin lideri Japonya’da olmamız son model elektrik süpürgemizin tüm tozların bir saniyede çekmesini sağladı. Şaka tabii ki! Bulduğumuz iki küçük eski süpürge makinesi ile ancak yerlerdeki talaş parçalarını temizleyebildik. Çok daha detaylı temizlik yapmamız gerektiğini anlayınca Berta deterjan, çamaşır suyu, paspas vb. malzemeleri almak için alışverişe gitti. Biz de fırsat bu fırsat Ertuğrul’un battığı kayalıkları, hemen kayalıkların üzerine kurulmuş olan anıtı, mezarlığı ve Türk Müzesini ziyaret edelim dedik. Bu kısa ziyaretimizi anlattıktan sonra temizlik detaylarına geri döneceğim.

 

Gezimizin amacı müzenin son halini görmekti. Özellikle Fatma daha önce çıkarılmış ve müzede teşhire konana eserlerin durumunu inceledi. Açıkçası müze hem eser sayısı hem de eserlerin fiziksel durumu açısından oldukça zayıf. Zaten bizim burada olma sebebimiz de bu değil mi? Ertuğrul Projesi ile çıkarılacak eserler, bu işin uzmanlarından biri olan Fatma Şenol sayesinde gereken konservasyon ve restorasyon çalışmalarının ardından Türk Müzesi’ne yakışacak şekilde sergiye hazır hale getirilecekler.

 
 

Kısa müze ziyaretinin ardından öğle yemeği için Ertuğrul Araştırma Merkezine geri döndük. Berta marketten aldığı yiyeceklerle bize mükemmel bir sofra hazırlamıştı. Bu sofranın en büyük özelliği ise yer sofrası olmasıydı. Suşi eşliğinde yer soframızda çubuklarımızla Japon usulü bir öğle yemeği yedik.

 

Yemeğin ardından temizliğe kaldığımız yerden devam ettik. Ben, Berta ve Fatma laboratuarı temizledik. Her yeri deterjanlı sularla sildik. Daha sonra tertemiz olan laboratuarımıza Türkiye’den getirdiğimiz ve dünkü alışverişte aldığımız malzemeleri yerleştirdik.

 

Bu arada Can hemen laboratuarın bitişiğindeki odayı kendine çalışma odası yaptı. Bir nevi bilgisayar ya da kurgu odası da denebilir. Ben hem orada çalışacağım hem de yeri geldiğinde ve ihtiyacı olduğunda Fatma’ya yardım edeceğim. Bu iki odanın karşısındaki odaya ise Feyyaz yerleşti. Yıllardır kullanılmayan bu derbeder oda bir anda küçük şirin bir atölyeye dönüştü. Her türlü tamir işlemi burada gerçekleşecek.

 

Fotoğraflardan da anladığınız üzere oldukça yorucu bir gün oldu ve işimiz bittikten sonra ben ve Can uyuya kaldık. Diğerlerinin de bizden farkı yoktu ama emeğimizin karşılığını aldık. Merkezimiz hazır. Dört gözle kazıların başlamasını ve eserlerin çıkarılmasını bekliyoruz.

 

Sevgiler…

 

Güneş

<< önceki "Biz Neymişiz" | 2008 | Kushimoto'da İlk Gün sonraki >>