Kushimoto’dan herkese merhaba. Bu satırları yazacağım günün bu kadar çabuk geldiğine doğrusu ben de inanmıyorum. Her neyse, işte sonunda Kushimoto’dayız, otelimize yeni vardık ve saatlerimiz 22:30’u gösteriyor. Buraya kadar nasıl geldiğimiz merak edenler için yolculuğumuzdan bahsedeyim:
İçinde dalış malzemeleri başta olmak üzere gerekli eşyaların olduğu sekiz büyük kasa ve şahsi bavullarımız ile birlikte Bodrum’dan yola çıktık. Bu eşyaların havaalanına gidecek olan minibüse ve sonrasında havaalanındaki kontrol sürecinde ne büyük zorluklarla taşındığını bilmem anlatmama gerek var mı? Sanırım fotoğraflardan siz de tahmin edebilirsiniz…
Bildiğiniz gibi ulaşım sponsorumuz Türk Hava Yolları. Gerek Bodrum-İstanbul uçuşumuz olsun gerekse yaklaşık on bir saatlik İstanbul-Osaka uçuşumuz olsun, son derece konforluydu. Bunu üstüne basarak belirtmeliyim. Hem uçaklar, hem de servis kalitesi çok güzel, çalışanlar çok yardımcı ve güler yüzlüydü. İstanbul-Osaka uçağına binişte küçük bir paket ve bir çift terlik dağıttılar. Paketin içinde bir tarak, bir çekecek, bir göz bandı (ışığı engelleyip rahat uyuyabilmek için) diş fırçası, macun, çorap ve küçük bir seyahat çantası vardı. Kısaca bu uzun yolculuk süresince yolcuları rahat ettirebilmek için bütün detaylar düşünülmüştü.
10 saat 40 dakikalık yolculuğumuz kimi zaman uyuyarak, kimi zaman yemek yiyerek, kimi zamanda tam karşımızda duran yolcuya özel ekranda vizyon filmlerinden tutun da en sevilen dizilere kadar, belgesellerden tutun da çizgi filmlere kadar, birbirinden çeşitli programları izleyerek geçti.
Havaalanında bizi Asahi Shimbun gazetesinin muhabiri Ichiro Matsuo karşıladı. Japon misafirperverliğini bize daha ilk dakikalarda yaşatmaya başlayan Matsuo-san (isimlerini sonuna “Bey” ve “Hanım” anlamına gelen “san” sözcüğü ekleniyor), Kushimoto’ya kadar olan tren yolculuğumuzda bize eşlik etti. Tren de oldukça konforluydu. Ekibimizin de ilgisini çeken bir şey, şehir içi hatlarındaki trenlerde bayanlara özel vagonların bulunması oldu. Matsuo-san’a sorduğumuzda bunun sebebinin kalabalık zamanlarda rahatsızlık verici davranışlara maruz kalmaktan çekinen kadınlara yönelik olduğunu belirtti. Kadın olmanın zorluklarının dünyanın her köşesinde nüksedebildiği fikri beni bir kez daha rahatsız etse de konu dışına daha fazla çıkmadan bu konuya virgül koyuyorum ve kadın hak ve özgürlüklerinden bahsetmek zorunda olmadığımız bir dünya dileyerek yolculuğumuzu anlatmaya devam ediyorum.
Tren yolculuğumuz sona erdiğinde ise bizi Kushimoto’da Kushimoto Royal Hotel’inden Oda-san ve NHK televizyonundan Kondo-san karşıladı. Hem onlara hem de Ichiro-san’a tüm ekip adına çok teşekkür ediyorum. Buradan da otele ait özel minibüse doluştuktan sonra birkaç dakikalık kısa bir yolculuğun ardından otelimize vardık. Buradan sonrası tahmin ettiğiniz gibi; yorgun ekibimiz odalarına dağıldı ve saat farkının etkisini atlatıp uykuya dalmaya çalışacak…
Yarın görüşmek üzere,
İyi geceler…
Güneş