www.ertugrul.jp : Japonya'da bir Osmanlı Gemisi

Ana Sayfa | DESTEKLEYENLER | HAKKIMIZDA | İLETİŞİM | 日本語 |

Mehmet Ali Bey


Ertuğrul mürettebatından Mehmet Ali Bey’in torunu Melike Aykut’un çocukluğu anneannesinden, yani Mehmet Ali Bey’in eşinden, Ertuğrul Fırkateyni’nin ve dedesinin hikayelerini dinleyerek geçmiş.

Mehmet Ali Bey’in babası Hüseyin Hüsnü Paşa bahriye imalatçısıymış. Hüseyin Hüsnü Paşa, Ertuğrul Gemisi ile Japonya seferine gidecek olanların rütbe alacağını duyunca oğlu rütbe alsın diye torpil yapıldığı yönünde dedikodulara yer vermemek için oğlunun sefere gitmesini yasaklamış. Sadece babası değil, eşi yani Melike Hanım’ın anneannesi de Mehmet Ali Bey’in sefere gitmesini hiç istememiş. Fakat Mehmet Ali Bey herkesten gizli bu sefere katılmış. Sefere gittiği sırada bir kızı, yani Melike Aykut’un teyzesi, varmış.

Mehmet Ali Bey Japonya’da ne kadar iyi ağırlandıklarını anlata anlata bitiremezmiş. Yola çıkma vakti geldiğinde Japonlar bir kılavuz vermeyi teklif etmişler ama Türkler kabul etmemişler. Kaza sonrası Mehmet Ali Bey de çoğu kurtulan mürettebatın yaptığı gibi bir kalasa tutunarak kıyıya ulaşmayı başarmış. Tabii ki kaza sonrası Mehmet Ali Bey’in Japonya hatıraları minnet duygularıyla doluymuş. O da Japonlar’ın kurtarma ve sonrasındaki bakım işlemlerinde kendilerine çok yardımcı olduklarını hatta onlara kıyafet verdiklerini anlatırmış. Melike Hanım bildikleri kadarıyla dedesi Mehmet Ali Bey’in Ertuğrul’dan sağ kurtulan tek subay olduğunu belirtti. Bir süre sonra Alman gemisi gelmiş ve Mehmet Ali Bey’i almış. Bu gemide bulunan bir süvari kendi üniformasını Mehmet Ali Bey’e vermiş. Mehmet Ali Bey gezmeye çok meraklıymış. Yıllar sonra bir gün Monte Carlo’da kumar oynarken omzuna bir el değmiş ve “Üniformamı geri ver.” demiş. Bu el işte o Alman süvariye aitmiş.

Mehmet Ali Bey sağ salim Türkiye’ye dönünce babası onun şerefine bir düğün daha yapmış. Gemide yakını bulunanlar, Mehmet Ali Bey’in yaşadığını öğrenince kendi yakınlarından haber alabilmek için Mehmet Ali Bey’in yaşadığı Kınalı Ada’ya akın etmişler.

Mehmet Ali Bey’in Japonya hatıraları arasında kendisine orada verilen silah ve bir de 1937-1940 yılları arasında gönderilen, içinde Mehmet Ali Bey’in de bulunduğu bir grubun fotoğrafı olan bir kitap varmış. Fakat Melike Hanım silahın çalındığını, kitabın ise kaybolduğunu söyledi.

Melike Hanım dedesi Mehmet Ali Bey’i en son yedi yaşındayken görmüş. Subaylıktan albaylığa kadar yükselen Mehmet Ali Bey’in 1934 yılında, seksen yaşını geçmişken öldüğü tahmin ediliyor.