Güzden:
Bugün projede mağara dalışı yaptım. Teknede her teknik işin altından kalkan Enomotosan’ın Kushimoto’ya il teknik dalış ve karışım gazı getirmiş olması dolayısıyla malzemeleri arasında elemge buldum. Amacım batık alanındaki mağaranın haritasını çıkarmak ve bunu genel batık alanına eklemekti. Yıllardır uğraştığım mağara dalışındaki haritalama tekniğinin Ertuğrul Batığı’na uygulanacağı hiç aklıma gelmezdi. Öncelikle ana istasyon noktalarını belirleyip ana hattı döşedikten sonra her istasyondan alınan ölçüler, derinlik bilgileri ve açı farkları ve buna ek olarak çizdiğim eskizlerle mağaranın sınırlarını belirleyen 3 boyutlu harita ölçümleri hazır hale gelmiş oldu. Şimdi sırada bunları bilgisayar ortamında bir araya getirmek var.
Proje düzenimiz hergün daha da iyiye gitmeye başladı, ama tabiki durmadan bozulan airliftin tamiri ne yazık ki bir türlü sona eremiyor. Japonlarla konuşarak anlaşmak ne kadar zorsa, iyi niyetleriyle her işe koşturuyor olmaları da bir o kadar kolaylaştırıyor işimizi.
Bugün öğlen aramızda Amerikalıların Japonya’ya ilk ayak bastıkları noktaya gittik, ardından bungalowlardan oluşan bir tatil köyü havasındaki başka bir turistik noktaya daha. Japonlar kendi değerlerinin her noktada farkına varıp, bu kadar güzel bir turizm cenneti haline getiriyor olmaları oldukça ilginç geldi. En küçük köylerinde bile herşey o kadar düzenli ki.
Can:
Çok eğlenik. Tek kelimeyle harikaydı. Batık vakti iyi ve normal geçti geçmesine de, akşam sushi bar'da iyi eğlendik. Bu ekipteki insanlar gerçekten çok iyi insanlar. Bana bu kazının kattığı şeylerden birisi de şu oldu: dillerimiz ve kültürlerimiz ne kadar farklı olursa olsun, hepimiz aynıyız. Türk, İspanyol, Japon.. Hepimiz kesinlikle aynıyız. Eğer bir insan iyi niyetliyse, hiç farketmiyor. Bakışlarındaki duygu ve düşünceler, tüm insanların aynı. Çok şey kattı bu proje bana.
Yoshiko:
Bün Kushimoto'ya gelişimin ikinci günü. Ekibin kullandığı sistemleri öğrendim ve bazı çeviri işilerini halletim Ertuğrul Araştırma Merkezi'nde. Normalde bu kasaba Japonlara göre de ilginç bir yer ve çok huzurlu bir köy. Kushimoto belediyesindeki insanların ilgisi ve halkın ilgisi beni gerçekten çok duygulandırdı. Ekip de çok iyi. Herkes tıpkı bir aile gibi. Kısaca son derece mutluyum burda bulunmaktan. İnşallah herşey çok güzel gidecek.
Jordi:
Dalışımın ikinci günü ve muhteşem bir gün daha! Bu sabah yaptığımız toplantıda bazı şeyleri değiştirme kararı aldık. Sabah dalışlarını iki takım halinde yaptık. Gerçekten çok daha işimize yaradı. İlk takım (Enomoto san, Akagi san, Jorge san and Shimano san) önce daldı. Sonra hemen ardından da bizler. Önceki günlere göre daha çok eser çıkardık. Öğleden sonra bir borunun tamiri için biraz geciktik. Sonra hep beraber daldık. Ama bence takım halinde dalmak en iyisi.
Jorge:
Bugün takımlar halinde dalmayı denedik. 45 dakikalık periyotlarla iki gup halinde daldık. Aynı alan üzerinde çalıştık. Shimano san benim partnerimdi ve kesinlikle benden daha başarılıydı eserleri bulmada. Havanın güneşli ve denizin çok güzel olduğunu söylemeliyim. Öğleden sonra hepberaber daldığımızda Nakamura, Jordi ve ben takım halinde çalıştık. Ancak öğleden sonra çıkan dalgaların oluşturduğu akıntı bizi sürüklemeye çalışıyordu. Genelde büyük bir parçanın etrafında çalıştık.
Berta:
Bugün Yoshiko ile beraber ilk günümüz. Geldiğinden beri bize o kadar yardımcı oldu ki, merak ettiğimiz herşeyi ona sorduk. Özellikle en önemli problemlerimizden biri olan çöp torbalarında yardımı büyüktü! Çünkü Japonya'da her bir çöp çeşidi ayrı ayrı poşetlere konuluyor ve herkes buna uymak zorunda! Yaşam tarzı değişik ve ayak uydurmak zor. Ama artık Yoshiko hanım bizimle birlikte!
Maria:
Çamaşırhanede çamaşırları ayıklamak biraz zaman aldı bugün. Ancak Japon sitemi hakkında bildiklerimi daha da geliştirdim bugün. Dalgıçlar Ertuğrul Araştırma Merkezi'ne geldiklerinde bizler de onların getirdiği parçalar üzerinde çalışıyorduk. İşler bittikten sonra sushi bar denilen bir yere gittik. Gerçekten çok eğlenceliydi, sanki tatilde gibiydik, çok eğlendik!