Can:
Bugün sabahki dalışlardan sonra öğle vakti Berta Hanım ile Ertuğrul Araştırma Merkezi'ne gittim ve saat 3'e kadar gelecek olan misafirleri bekledim. Kushimoto sakinleri bugün gelecek ve konservasyon çalışmalarına basının da eşliği ile yardım edeceklerdi. Biraz başımın ağrımasına rağmen oldukça güzel çekimler yaptım. Akşam vakti de yine Akagi'nin yemeklerle ziyafet çektik. Bir ara bisikletimle markete gidip ihtiyacım olan bikaç parça eşya aldım Güzden ile beraber. Umarım şu baş ağrım geçer de yarına rahat ederim.
Kushimoto Sakinleri Ertuğrul Araştırma Merkezini Ziyaret Ederken
Maria:
Japon banyosunda başka bir tecrübe daha.. Kadınlar ve erkekler ayrı havuzlara sahip, tamamen soyunup havuza giriyorsunuz. Daha sonra kenardaki musluklardan birinin yanına geçip baştan aşağı temizleniyorsunuz. Çeşit çeşit sabunlar ve şampuanlar var daha önce hiç görmediğim. Havuz çok sıcak, 41 derece civarında. Benim için çok fazla. Tavsiye üzerine soğuk su havuzuna gittim ama o da çok aşırıydı benim için. Bütün bu banyo faslından sonra, yatağa uzandığınım zaman hiçbirşey düşünmeden gevşedim.
Jordi:
Dün gece bloglarımızı yazdıktan sonra sushi bar denen bir yere gittik yemek için. Gerçekten çok eğlenceli bir mekan, yemekler etrafınızda dönüyor ve siz istediğinizi alıyorsunuz. Güzden ve Akagi fotoğraf makinelerini aldılar ve biraz fotoğraf faslına girdik. Gerçekten çok rahatladık ve iyi bir yemek yedik. Can, Güzden için bazı komik pozlar verdi ve bayağı eğlendik. Eve dönerken bile gülüyorduk.
Jorge Araştırma Teknesinde
Jorge:
Bugün aslında normal bir gündü. Anlatacak çok fazla bir şey yok. Sadece borularla ilgili bazı problemler vardı ve kolayca hallettik. Sabah ve akşam artık iki takım şeklinde dalıyoruz. Daha verimli. Öğle vaktini limandaki restoran kapalı olduğu için balıkçıların dernek binasında yemek yedik.
Nakamura-San
Güzden:
Akşam erkeden yatmamıza rağmen sabah çok geç uyandık. Ağrıyan karnımın akşam yediğim kullu baaklı sushilerden mi yoksa gece Jorge ve Jordi ile bitirdiğimiz ispanyol şekerlerinden mi olduğunu bilemeden güne başladım. Sanırım herşeyi ve her bulduğunu denemek, sağlam Türk mideme iyi gelmedi.
Yine de dalışların çok kötü geçtiğini söyleyemem. Teknede küçük “hotpack”ler var, nasıl aktive olduğunu anlamamış olsak da dalıştan önce kuru elbisenin içine yerleştirdiğinizde çıkana kadar sizi sucak tutuyor. Bugün karnıma koydum ama ilerde bir de ayaklarımda tutmayı deneyeceğim.
Dalışlar benim için oldukça ilginçti, tabi dalış denebilirse! Sudan atlayıp dipteki köşemi kazıp duruyorum. Bugün dalışta bulduğumuz güzel parçalar olmasa şunu demeye hazırlanıyordum kendi kendime. Pasifiğin ortasında bir japon adasında bir ispanyolla beraber bana verilmiş 1 metrekarelik bir alanı fırçayla kazıp, çıkanları numaralı kutulara koyuyorum! Neyse ki arada yuvasını yıktığımız yengeçleri kurtarmaya vaktim oldu.
Şaka bir yana, bugün bulduğumuz parçalara o kadar çeşitliydi ki, yavaş yavaş atalarımın gemisini kazdığımı anlamaya başladım.
Kaptanımız Suzuki-San'ın Teknesinin Dümeni