Bugün büyük yemek kazanının suüstüne çıkartılacağı gündü. Sabahın ilk saatlerinde heyecan içinde hazırlıklarımıza başladık. Bizimle beraber erkenden uyanan Japon basınıyla Kashima limanında buluşup dalgalı ve yağmurlu havada denize açıldık. Sanki deniz tanrısı bizim denize çıkmamızı istemiyor gibiydi. Hemen dalış hazırlıklarımızı tamamlayıp, hava sertlemeden dalışa başladık. 8 dalgıç televizyoncu bizden önce suya atlamışlardı bile. Günlerdir yaptığımız planlar işe yaramış, yemek kazanını yerinden kaldırmıştık. Artık yüzey çok yakındı. Ancak aniden kazan tekrar aşağı inmeye başladı. Ne olduğunu anlamadık. Kazanı yerine yerleştirip dalışımızı sonlandırdık. Dışarı çıktığımızda vincin kırıldığını, bu nedenle kazanın tekrar sulara gömüldüğünü anladık. Galiba Kazanın 119 sene sonra birkaç gün daha suyun altında kalmaya niyeti vardı.
Güzden
Can:
Bugün macera dolu bir gün oldu. Batığın en büyük ve en göze çarpan kalıntısı olan yemek kazanı çıkarılacaktı. Toplantılar yapıldı, onlarca gazeteci geldi. Ben de kameramı ve fotoğraf makinemi hazırladım ve heyecanla şu ünlü yemek kazanını beklemeye başladım benimle beraber bekleyen onlarca gazeteci gibi. Havanın son derece bozuk olması ve kaptanların iki tekneyi (gazetecilerin bindiği tekne ve bizim teknemiz) bağlamaya çalışması ile son derece sarsıntılı bir gün geçirdik. Olan oldu ve geminin balık toplamak için tasarlanmış ufak vinci bu sarsıntıya daha fazla dayanamadı ve koptu. Herkesin heyecanı kursağında kaldı tabi. Kazanın çıkarılması iptal edildi ve kazan geri denize indirildi. Bize de sabahın 5'inde kalkmanın ve sallantının verdiği yorgunluk kaldı. Günün stresini atmak için öğlen topluca Oak restoranına gittik. Mis gibi yemeklerimizi yedik. Sonra Güzden'le eve yürüyerek ve sohbet ederek döndüm ve biraz uyudum. Akşama kurguyu yetiştirmem gerek.