www.ertugrul.jp : Japonya'da bir Osmanlı Gemisi

Ana Sayfa-Home | DESTEKLEYENLER-SPONSORS | HAKKIMIZDA-ABOUT US | İLETİŞİM-CONTACT | 日本語 |

10 Kanunuevvel 1305


Lehülhamd mektubunuzun tarihine değin vücudumuz derece-i afiyette olup ruz ve şeb daima zikr-i cemile ve dua-yı hayriye ve devam-ı afiyetleriyle demgüzar ve her taraftan bir haber alamadığımızdan mahzun isem de Cenab-ı Bâri'nin vahdaniyetine sığınarak yaşamaktayım. Bakalım Mevlâ ne ihsan eder. Eğer daha ilerde içecek su varsa 8000 mili yürütüp buraya getiren Mevlâ 3000 mil daha yürütür. Eğer buradan avdet olunursa o da kısmet... Velâkin bir garip haldeyiz. Vakide, her mektupta yazıyorsam da afedersiniz, böyle kânunusanide ve kânunuevvelde bu kadar sıcak... Acayip... Neyse, hamdolsun vücudumuz afiyette ve hem de İstanbula geldiğimiz zaman takaza bile edeceksiniz. "İşte ben demedim mi ne kadar semizlemiş" diye. İnşaallah sizleri de cümleten memulümden ziyade sıhhatte bulacağım. Cenab-ı Bâri'nin inayetiyle ümitvârım.

Çok göreceğim geldi. Adeta her taraflar şeffaf imiş de arka tarafta sizleri göremiyorum gibi geliyor. Malûm selâmlarımız pek çoktur. Buraya kadar mektubu okuduktan sonra aşağısı varmış gibi değil, mutlak var olarak baştan başlayıp yani Paşa pederden başlayıp ev halkı tamam olduktan sonra, (O, bizim hakikatli komşuların biri bile mektup göndermedi. Zararı yok, hatta bakkal Bodos bile,..) Hulâsa uzun etmeyelim. Eller, etekler ve gözler öperek selâm, selâm, selâm, selâm, selâm, selâm, selâm, ve alâbâbihâ bittamam.

Süvari-yi Ertuğrul
ALİ

Sahi unuttum. Daha sakala hiç makas vurulmadı.
İnşallah İstanbul'a kadar da vurulmayacak.