www.ertugrul.jp : Japonya'da bir Osmanlı Gemisi

Ana Sayfa-Home | DESTEKLEYENLER-SPONSORS | HAKKIMIZDA-ABOUT US | İLETİŞİM-CONTACT | 日本語 |

Osmanlı İmparatorluğu Döneminde İlişkiler


XIX. yüzyılın ikinci yarısında Japonya, dış dünyaya açılmasından hemen sonra; 6 Nisan 1868 de ilan edilen bir “imparatorluk genelgesi”yle “Meici İnkilaplar Dönemi”ni başlatmıştı.

İmparatorluk genelgesinin içeriği çok özetle şöyleydi: feodalite ve ona dayalı gelenekler kaldırılacak, ekonomi modernleştirilecek ve halkında temsil edilebileceği “Danışma Meclisleri” kurulacaktı.

Bu genelgeyle birlikte; o döneme kadar sosyal sınıflar arasında Şogunlar, feodal beyler ve onların silah taşıma hakkına sahip batıdaki şövalyelerin karşıt samurayları, çiftçiler, tüccarlar, köylüler ve serfler sıralamasında en alttan üçüncü sırada yer alan tüccarların önü açılacaktı.

Dış politika alanında büyük atılımlar yapılacak, yabancılarla diplomatik ilişki kurmak ve eşitlik sağlamak amacıyla girişimlere başlanacaktı. Bu program çerçevesinde Dışişleri Bakanlığı’ndan, İvakura Tomoni başkanlığındaki tam yetkili bir heyet, ekim 1871’de Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’ya gönderilecekti.

Heyetin görevi; Japonya’nın çağdaşlaşma yönünde başlattığı atılımları tanıtmak ve onların önünde bir engel olarak gördükleri ve dış dünyaya açıldıkları ilk yıllarda imzaladıkları, eşitlik ilkesinden yoksun ikili dostluk ve ticaret antlaşmalarının, eşitlik ilkesine göre yeniden düzenlenmelerini sağlamaktı. Ama heyet, ilk temasta, Avrupalılara göre sömürü düzeni açısından çok daha toleranslı olarak bilinen Amerikan makamlarından bile bekledikleri anlayış ve ilgiyi görememiş, aksine önerileri dikkate bile alınmamış ve reddedilmişti. Heyet de, bu tip girişimlerin olumlu karşılanabilmesi için henüz ortamın uygun olmadığı, kanaatini Tokyo’ya bildirmişti.

Durumu ve heyetin raporunu değerlendiren Japon hükûmeti, diğer devletlerin tavırlarının da farklı olmayacağı, konunun olgunlaştırılması, fırsatların kollanması lazım geldiği kanaatine katılarak, heyete verdiği görevi, imtiyaz antlaşmalarını eşitlik ilkesine uygun hale getirmek için uğraşmak yerine, Avrupa devletlerinin genel durumlarını, teşkilat ve kültürel yapılarını incelemek olarak değiştiren yeni bir talimat verir. Bu talimatın anlamı açıktır: gelecekte ülkelere göre, izlenebilecek politik ve ekonomik alternatiflerin saptanmasına görsel ve deneysel bilgiler edinerek katkı sağlamak...

Yine bu talimatın bir gereği olarak, heyet üyelerinden kâtip Fukuçi Geniçiro da, heyet başkanı Büyükelçi İvakura’nın kendisini görevlendirmesiyle, Osmanlı İmparatorluğu’nda görev konularını araştırmak üzere, Japonya’nın resmî sıfatı olmasa da ilk temsilcisi olarak İstanbul’a gönderilir. Bu ziyaret, Türk-Japon ilişkilerinin de başlangıcı olarak kabul edilebilir.