www.ertugrul.jp : Japonya'da bir Osmanlı Gemisi

Ana Sayfa | DESTEKLEYENLER | HAKKIMIZDA | İLETİŞİM | 日本語 |

Kader Seyri


Artık Ertuğrul dönüş rotasındaydı. Hava gayet güzeldi. Kuzeyden hafif bir rüzgâr esiyordu. Mürettebat sevinç ve neşe içindeydi. Bundan sonra geçecek her saat kendilerini vatana biraz daha yaklaştıracaktı. İstanbul’dan, aile ocağından, sevdiklerinden, yakınlarından ayrılalı 15 ay gibi çok uzun bir zaman geçmişti. Bu zaman süresi içinde mürettebattan birçoğunun çocukları olmuş, anneleri yavrularının yürüdüğünü, baba diye kendilerini çağırdıklarını yazıyorlardı. Komutan Osman Paşa’nın kendisi de bu seyir süresinde çocuk sahibi olan talihlilerdendi. Gemi Singapur’dayken bir oğlu dünyaya gelmişti. Benzer şekilde yüzlerce hassas ve duygulu insanın bulunduğu Ertuğrul dalgalar üzerinde seker gibi gidiyordu.

Geminin baş kasarasına yelkenlerin gölgesine oturmuş istirahatçı vardiya personeli yüksek sesle vatan özlemini dile getiren bir gemici marşını söylüyorlardı:
“Yol ver serdümen yol ver
Gece gündüz seyredelim
Bu havaya rabbim yol ver
Vatanımıza dönelim.”

Bu uzun seferde yaşadıkları bin bir güçlük ve zorluk Ertuğrul’un yiğit denizcilerini yıldırmamışsa, da gemi materyal olarak kifayetinden büyük ölçüde kaybetmiş ve pek çok yerinden de çürümüştü. Osman Paşa, gemisinin bu durumunu daha Singapur’dayken çok iyi değerlendirmiş ve bunu Bahriye Bakanlığı’na bildirmişti. Bakanlık da paşanın görüşlerine katılmış fakat bu defa seyrin devamı için ısrar sırası, Süveyş’tekinin aksine, bakanlıktan saraya intikal etmişti. Bu manasız ve şuursuz inatta ısrar da Ertuğrul’un feci sonunu hazırlamıştı.

<< önceki Tokyo Günleri | SEYİR |