Saygon, bölgenin en gelişmiş limanlarından biriydi. Limanda sekiz gemilik bir Çin Filosu da vardı. Sancak gemisinin çektiği forstan, birlik komutanının Koramiral rütbesinde olduğu anlaşılıyordu. Bu yüzden Ertuğrul 17 pare top atışıyla Çin Amiralini selamladı. Onlar da aynı şekilde selama mukabele ettiler.
Osman Paşa’nın Çin Amiralini ziyaretinde, Çin filosunun da aynı fırtınaya yakalandığı ve sancak gemisinin filikasının denize uçtuğu, bir subayla üç erin öldüğü ve bu yüzden ölen subay için 12 saat, erlerin her biri için altışar saat olmak üzere toplam 30 saatlik bir yas ilan edildiği öğrenildi.
Çin gemileri yas içinde olduklarını belirtmek için yelken serenlerinin sancak cundalarını aşağı doğru meyillendirmişlerdi. Ama limanda üç direkli bir başka geminin de her üç direğinin tepesine garip bir şekilde çalı süpürgesi çekilmişti. Meğer bunun anlamı da o geminin satılık olduğuymuş.
Ertuğrul’un Saygon ziyareti yağmur mevsimine rastlamasına rağmen, gemiyi ziyaret edenlerin miktarı hiç de azımsanmayacak bir miktardaydı ve 15 000’e yaklaşmıştı. Kent ticarî yaşamında önemli bir yeri olan Çin Türkleri, Çin Müslümanları ile Annam’ın güneyinde yaşayan ve Çam ismini taşıyan Müslüman kabileler bu ziyaretçilerin önemli bir bölümünü teşkil ediyordu. Zengin ve kibar Çin Türkü tüccarlar arasında birkaç tane Türkçe bilen de vardı. Bunlar yıllarca evvel İpek Yolu ticaretinin ağırlığının deniz yoluna kayması sonucu bu bölgeye Taşkent, Yarkent ve Hotan gibi kentlerden gelmişlerdi. İmparatorluk topraklarından millerce mesafe uzaklıkta, Türklüğün asalet ve zenginliğini temsil eden bu insanların mevcudiyeti Ertuğrul personelinin de göğsünü kabartıyordu.
Uzakdoğu insanları Ertuğrul’a “Mukaddes Gemi” unvanını vermişlerdi. Gemi hakkında hayalî hikâyeler, mürettebatının üstün meziyetleri, uygun rüzgârlar olmamasına rağmen seyre çıkması ve geçirdiği maceralar efsaneler halinde naklediliyordu. Limandaki Çin Amirali de aylardan beri öykülerinin ve methiyesinin bütün Uzakdoğu’ya yayıldığını bildiği bu efsane gemiyi ziyaret etmek istemişti. Bu maksatla yüksek rütbeli bir subayını Osman Paşa’ya göndermiş ve iadei ziyarette bulunma arzusunu izhar etmişti.
Çin Amirali ziyaretinde, Ertuğrul’u başarılı seyri için kutladı ve kendilerinin de yakalandıkları fırtınada gemisinin sevk ve idaresinde gösterdiği maharet dolayısıyla Osman Paşa’ya bilhassa tebriklerini sundu. Çin filosunun dört günden beri limanda olduğunu, sabah hareket etmeleri gerektiği halde, sırf bu iadei ziyaret için hareketlerini ertelediklerini ifade ederek, Ertuğrul’u Çin limanlarını da ziyarete davet etti. Geminin Saygon’dan sonra Hongkong’a oradan da Japonya’ya gideceğini öğrenince de üzüldü. Amiralin üzüntüsü, o günlerdeki Çin-Japon siyasî ilişkilerinin pek de dostane olmadığının belirtisiydi. Ama her şeye rağmen iyi seyirler ve Japonya’da da iyi günler geçirilmesi temennisinde bulundu. Çin Filosu, Amiralin Ertuğrul’dan ayrılışından bir saat kadar sonra demir aldı ve gitti.
Ertuğrul Saygon’da on gün kadar kaldı. Kömür, su, yiyecek ikmali yaptı. Fırtınanın neden olduğu ufak tefek arızalarını kendi imkânlarıyla giderdi ve 3 Nisan 1890 günü Hongkong’a müteveccihen hareket etti