Oramiral Eyiceoğlu, Japonya ziyaretinden çok etkilenmiş ve duygulanmış olmalı ki, onun verdiği ilhamla, 23 Haziran 1941 günü, İngiltere’ye denizaltı ve uçak almak üzere, yine çok eski bir gemiyle, Refah Şilebi’yle Mersin’den hareket eden fakat Akdeniz’de meçhul bir denizaltının torpido taarruzuna hedef olarak batırılan Refah Şilebi şehitleri için de, Ertuğrul Şehitleri Anıtı gibi anlamlı bir anıtın yapılması yönünde çalışmaları başlatır. Teşvik ve faaliyetlerde bulunur.
Hazırlattığı anıt projesi Ertuğrul Şehitleri Anıtı’nın projesinin eşi olur. Hatta anıt sütununun ortasında bulunan Osman Paşa yazılı yazıt taşının yeri bile projede aynen muhafaza edilmiştir. Proje çalışmaları 27 Kasım 1972 günü tamamlanır.
Dönemin Mersin Belediye Başkanı Muhittin Uyar ve İçel Valisi Bayram Turan Çetin’in önderliklerinde yüce milletimizin değerli katkılarıyla oluşan fonlarla “Refah Şehitleri Anıtı Projesi”nin uygulaması yapılır ve Refah’ın şahadetinin 31’inci yılında anıt tamamlanarak 23 Haziran 1972 günü de açılışı yapılır.
Açılış töreninde yaptığı konuşmada Oramiral Eyiceoğlu şu hususlara değinir:
“İkinci Dünya Savaşı öncesi yıllarda yurt savunmasını güçlendirmek için İngiltere’ye ısmarlanmış olup, yapımları savaş içinde biten denizaltı gemilerimizi bir an evvel yurda getirmek, ayrıca hava kuvvetlerimizin pilot eğitimlerini sağlamak üzere 150 denizci ve 21 havacı, savaşın en şiddetli günlerine tesadüf eden 1941 yılının 23 Haziran akşamı Refah Şilebi’yle Mersin’den İskenderiye’ye hareket ederler.
Mersin’den hareketinden beş saat sonra da, gece 22.30 sıralarında hüviyeti meçhul bir denizaltıdan atılan bir torpido Refah Şilebi’nin omurgasını kırar ve gemiyi ikiye böler. Ancak gemi dört saatlik bir süre sonunda batar, son parçası gece saat 02.30 sıralarında Mersin’den 40 mil kadar açıkta Akdeniz’in lacivert sularına gömülür. Gemi telsizlerinin çalışamaması, gemide yetersiz sayıda kurtarma vasıtası olması nedeniyle Refah’ın kendi personeli de dahil, denize dökülen 199 kişiden maalesef 15 deniz subayı, 68 deniz astsubayı, 43 deniz eri, 25 şilep personeli ve 16 hava asteğmeninden oluşan toplam 167 kişi, denizde saatlerce süren bir mücadele sonunda hayatlarını kaybederek şehitlik mertebesine yükselirler. Bu faciadan kurtulabilenler sadece 32 kişi olur.
Bugün, bu feci olayın 31’inci yıldönümüdür. 1941-1971 yılları arasında geçen 30 yıllık bir zaman süresi içinde, her 23 Haziran günü, aziz Refah Şehitleri milletçe ve mesleğimizin mensupları tarafından rahmetle, faciaya sebep olanlar ise lanetle anılmıştır. Oluş şekliyle elem verici, buna karşın savaşın en kızgın şekliyle devam ettiği bir sırada, her türlü savunma ve kurtarma imkânlarından yoksun bir gemiyle gözlerini kırpmadan vazifeye atılmakla personelin gösterdiği bu kahramanlığı hatıralardan, arşivlerin tozlu raflarından çıkarıp, bizlerin ve genç kuşakların gözleri önünde abideleştirmek ancak bugün mümkün olabilmiştir.
Bu anıtın bir eşi de, Mersin’den binlerce kilometre uzakta Japonya’nın Oşima Adası Kaşinozaki kayalıkları üzerinde aynı ihtişamla durmaktadır. Oradaki anıtta da, gene vazife uğruna hayatlarını kaybetmiş ve şehitlik mertebesine erişmiş 540 deniz subayı, astsubayı ve eratı ebedîleşmiştir..
Japonya’daki anıt, 18 Eylül 1890 tarihinde, Japonya’ya yaptığı resmî ziyareti müteakip Türkiye’ye avdet seyri sırasında, yakalandığı bir tayfuna mukavemet edemeyerek Oşima Adası açıklarında batan Bahriyemize ait Ertuğrul Okul Gemisi’nde kaybettiğimiz denizcilerimizin ruhlarını taziz için kadirşinas Japon milleti tarafından, olayın vuku bulduğu sahilin küçük bir yerinde yapılmıştır. Adı geçen anıt, ihtişamına uygun bir itinayla bakılmakta ve korunmakta, her yıl şehitlerimiz törenle anılmaktadır.
Denizcilerimiz adına tesis ve titizlikle idame edilen, 1971 yılındaki Japonya’yı ziyaretim sırasında şehitlerimizin huzurunda huşuyla eğildiğim bu anıtın, bir eşinin de Türkiye’de Refah şehitlerimiz adına dikilmesi ve bu sayede dünyanın, birbirinden binlerce mil uzaktaki iki denizindeki şehitlerimizi bir diğerinden ayırt etmeden, aynı tip birer anıtla ebedîleştirmek arzusunu duydum.
Bu maksatla 4 Haziran 1971’de eski bir silah arkadaşım olan Sayın İçel Valisi’ne konuyu ve Japonya’da kadirbilir Oşima Adası halkı ve Japon milletinin Ertuğrul Firkateyni şehitlerine gösterdikleri ulvî hislerinin nişanesi olan anıtın, bir eşinin yapılması gereğine inanan, bütün ilgi ve enerjisiyle konuyu benimseyen Sayın Mersin Belediye Başkanı Muhittin Uyar başkanlığında kadirşinas Mersinlilerin derin alaka ve yardımları ve deniz kuvvetlerimizin desteğiyle, bugün burada Refah şehitlerinin de kahramanlık ve hatıralarını ebedîleştirecek bir anıtı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Eksilmez ve eksilmeyeceğine inandığım ilgi ve yardımlarından dolayı Sayın Belediye Başkanı’na huzurlarınızda hassaten teşekkür ederim.
Bu anıtın, dünya durdukça Mersinlilerden ve Mersin’de ilelebet görevde bulunacak deniz kuvvetleri mensuplarından en üstün ihtimamı görerek yaşatılacağına inancım tamdır.
Böyle bir anıtın mevcudiyetiyle güzel Mersin, başta Japon milleti olmak üzere tüm dış ve iç turistlerin gözünde bir kat daha takdirle güzelleşecek, Sayın Mersinlilerin bu konuda gösterdikleri hatırşinaslıklar yurtiçinde ve yurtdışında her zaman gıptayla anılacaktır...”