www.ertugrul.jp : Japonya'da bir Osmanlı Gemisi

Ana Sayfa | DESTEKLEYENLER | HAKKIMIZDA | İLETİŞİM | 日本語 |

II. Abdülhamit


V. Murad'ın yerine; "Meşrutiyet ve meşveret usulüne dayanmayan bir saltanatı zaten kabul edemem." dediği bildirilen II. Abdülhamid 31 Ağustos 1876 günü 34 yaşında padişah olarak ilan edildi.

Ama saltanatının daha dördüncü ayındayken, o günlerde Balkanlar'da ve Ortadoğu'da Batılıların çıkar çatışmalarıyla, milliyetçilik cereyanlarının istismar edilmesiyle meydana gelen olayları görüşmek üzere, İstanbul'da, Kasımpaşa'da bugünkü Kuzey Deniz Saha Komutanı'nın makam odasında 23 Aralık 1876 günü bir konferans düzenlendi. Konferansın başladığı sırada da, İstanbul şehri top atışlarıyla inlemeye başladı. Bu top sesleri birinci Meşrutiyet'in ve anayasasının ilanının müjdecileri, padişahın da sözünü tuttuğunun kanıtlarıydı.

Konferanstaki Osmanlı delegasyonu da herkesin dikkatini top seslerine çekerek, konferansın amacına ulaştığını, devamına gerek olmadığını bildirerek, kendilerinin çekildiğini açıkladı. Ama konferansa katılan diğer devletlerin delegeleri dağılmak istememişti. Osmanlı delegasyonunun çekilmesine rağmen konferansı, Beyoğlu'ndaki Rus Büyükelçiliği'nde sürdürmüşler ve Babıâli'ye Türkiye'deki Hıristiyanların hukukunun korunması konusunda hazırlanan bir projeyi kabul ederek vermişlerdi.

Yüksek seviyedeki devlet adamlarından kurulan fevkalade bir meclis; devletin şerefini korumak isteyen ve sadrazamlığa getirilmiş olan Midhat Paşa'ya tam bir destek vererek, devletin içişlerine müdahale olarak niteledikleri projenin reddedilmesini istemişti. İstanbul Konferansı da bu atmosfer içinde dağılmıştı. Ama Abdülhamid devlet aleyhine olumsuz bir uluslararası hava yaratmakla suçladığı Sadrazamı Midhat Paşa'yı bu nazik zamanda azletmişti. Diğer taraftan da seçim yaptırarak, ilk "Mebuslar Meclisi"ni açtırmıştı.

Bu arada İngiltere'nin isteğiyle, Londra'da ikinci bir konferans toplanmış, ama bu konferansın benzer mahiyetteki kararları da; yeni kurulan "Mebuslar Meclisi" tarafından reddedilmişti. Ve de nihayet bu reddedişin hemen sonrasında Rusya, 24 Nisan 1877 günü Osmanlı Devleti'ne karşı savaş ilan etmişti. Tarihimizde "93 Harbi" olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı da böylece başlamış oldu.