www.ertugrul.jp : Japonya'da bir Osmanlı Gemisi

Ana Sayfa | DESTEKLEYENLER | HAKKIMIZDA | İLETİŞİM | 日本語 |

1877-78 Osmanlı Rus Savaşı


Savaş tüm cephelerde, bir iki parıltılı başarı dışında beklenmedik bir şekilde Osmanlı ordularının bozgunuyla gelişmiş ve Rus orduları İstanbul'un kapısına, ta Yeşilköy'e kadar gelmişti. İstanbul Rumeli muhacırlarıyla dolmuş, onların perişan halleri, İstanbul tarihinin en hazin sayfalarının birini oluşturmuştu. Evladı Fatihanlar, yüzyıllardır vatan belledikleri topraklardan koparılıyorlar ve Anadolu'ya dönüyorlardı... Hem de büyük bir perişanlık içinde...

Bu arada Padişah, bir taraftan Rus Çarına barış teklifi yapıyor, diğer yandan da savaşın kötü idaresinin sorumluluğundan kendisini soyutlayabilmek için "Mebusan Meclisi"ni dağıtıyordu. Padişah olarak tekrar imparatorluğun mutlak hâkimi oluyor ve de "Tanzimat Dönemi"ni sona erdiriyor, kendi istibdat dönemini başlatıyordu. Ama sadakat yemini ettiği anayasayı resmen kaldırmıyor, askıya alıyordu. Her yıl yayımlanan resmî devlet yıllıklarının baş sayfalarına, anayasanın ilan edildiği günlerde Adalet bakanı olan Midhat Paşa'ya hitaben buyurduğu fermanla, Anayasa'nın metnini sureti mahsusa da yayınlattırıyordu. Bundan dolayı da II. Abdülhamid'in 1878 ile 1908 yılları arasında geçen otuz yıllık istibdat idaresine, bir bakıma "Meşrutiyet'in meclissiz devri" demek de mümkündü.

Rusların İstanbul'un varoşlarına, Yeşilköy'e geldiği günlerde İngiliz donanması da Çanakkale Boğazı'ndan içeri girerek 14 Şubat 1878 günü İstanbul limanına demirlemişti. Rus ordularının karşısında İngiliz donanması...

Bu şekilde dengelenen şartlar altında Ruslar Kırım Savaşı'nı unutmayarak İstanbul'a girememişler ve Osmanlı Devleti'yle ünlü Ayastefanos Antlaşması'nı yapmakla yetinmişlerdi. Ama bu antlaşmayla aldıklarını da koruyamayacaklardı...